Las Vegas’ta düzenlenen CES 2026’da sahne alan Bosch, sadece bir parça tedarikçisi olmadığını, aynı zamanda bir yazılım devi haline geldiğini kanıtladı. Şirket, yapay zeka destekli kokpitlerden dijital ikizlere kadar geniş bir yelpazede “Yaşam için Teknoloji” vizyonunu güncelledi.

Dijitalleşmenin donanımla buluştuğu noktada, otomotiv ve endüstriyel teknolojilerin geleceği yeniden yazılıyor. Bosch, Las Vegas, Nevada’da gerçekleşen teknoloji şovunda, yazılım ve donanımın kusursuz uyumunun yaratacağı yeni ekosistemi tanıttı. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rückert, şirketin vizyonunu “Uzmanlığımız sayesinde fiziksel ve dijital dünya arasındaki boşluğu kapatıyoruz” sözleriyle özetledi.

İşte Bosch’un CES 2026’da öne çıkan teknolojik hamleleri ve gelecek planları:

Yazılım ve Hizmetlerden Milyarlarca Euro Gelir Hedefi

Bosch, stratejik rotasını yazılım tabanlı gelirlere çevirmiş durumda. Şirket, önümüzdeki on yılın başına kadar sadece yazılım ve hizmetlerden 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi planlıyor. Bu gelirin aslan payını ise, yaklaşık üçte ikilik oranla mobilite çözümleri oluşturacak.

2027 yılına kadar yapay zeka (AI) alanına 2,5 milyar Euro yatırım yapmayı planlayan teknoloji devi; sensörler, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde edeceği geliri 2030’ların ortasına kadar ikiye katlayarak 10 milyar Euro seviyesine çıkarmayı hedefliyor.

Mobilite Deneyiminde “İnsan Gibi” Yapay Zeka

Geleceğin araç kokpitleri artık sadece bilgi vermiyor, sürücüyle “sohbet ediyor”. Bosch’un tanıttığı yeni AI tabanlı kokpit çözümü, büyük dil modelleri (LLM) sayesinde sürücüyle doğal bir diyalog kurabiliyor.

Görsel algılama yeteneğine de sahip olan bu sistem, araç içi ve dışındaki durumu analiz edebiliyor. Örneğin; varış noktasına ulaşıldığında otomatik park yeri arayabiliyor veya araç içindeki bir online toplantı sırasında konuşmaları metne döküp tutanak oluşturabiliyor. Bu teknoloji, aracın bayiden çıktıktan sonra bile güncellemelerle yeni yetenekler kazanmasını sağlıyor.

“By-Wire” Devrimi ve Yol Tutuş Teknolojisi

Mekanik bağlantıların yerini elektrik sinyallerine bıraktığı “By-wire” teknolojilerinde Bosch, pazarın lideri olmaya aday. Fren ve direksiyon sistemlerinde fiziksel bağın koparılması, tasarım özgürlüğü ve güvenlikte yeni bir çağ başlatıyor. Şirket, bu alanda 2032 yılına kadar 7 milyar Euro’luk satış hacmi öngörüyor.

Dikkat çeken bir diğer yenilik ise Araç Hareket Yönetimi (Vehicle Motion Management) yazılımı. Bu sistem, fren, direksiyon ve şasiyi tek bir merkezden yöneterek aracın tüm hareketlerini kontrol altına alıyor. Özellikle otonom sürüşe giden yolda kritik bir adım olan bu yazılım, virajlardaki savrulmaları ve trafikteki sarsıntıları engelleyerek yol tutmasını ve buna bağlı mide bulantılarını minimize etmeyi vadediyor.

200 Metreden “Lastiği” Gören Radar: Gen 7 Premium

Otonom sürüş güvenliği için sensör teknolojileri hayati önem taşıyor. Bosch’un dünya prömiyerini yaptığı Radar Gen 7 Premium, yapay zeka desteğiyle sınırları zorluyor. Özel anten yapısı sayesinde 200 metreden daha uzak mesafelerdeki küçük nesneleri (örneğin yola düşmüş bir palet veya lastik parçası) algılayabiliyor. Bu hassasiyet, otoyol pilotu gibi sistemlerin güvenilirliğini artırıyor.

Sanayi İçin Microsoft İş Birliği: Ajan Tabanlı AI

Bosch ve Microsoft, üretim tesislerini geleceğe hazırlamak için “Manufacturing Co-Intelligence” projesinde güçlerini birleştirdi. İmzalanan yeni mutabakat zaptı ile fabrikalarda “Ajan Tabanlı Yapay Zeka” dönemi başlıyor. Bu sistemler, devasa veri setlerini analiz edip otonom kararlar alarak üretim, bakım ve tedarik süreçlerini optimize edecek. Amaç, çalışanların yükünü hafifletirken fabrikaları daha verimli hale getirmek.

Sahteciliğe Karşı Dijital DNA: Origify

Bosch, lüks ve endüstriyel ürünlerin korkulu rüyası olan sahteciliğe karşı Origify çözümünü sahneye çıkardı. Bu teknoloji, ürünlerin yüzeyindeki kopyalanamaz fiziksel özellikleri analiz ederek onlara bir “dijital kimlik” atıyor. Akıllı telefon uygulamasıyla yapılan basit bir tarama, ürünün orijinal olup olmadığını saniyeler içinde doğruluyor.

Türkiye Yapay Zeka Çağına Hazır

Bosch Tech Compass araştırmasına ilk kez dahil edilen Türkiye, teknolojiye olan inancıyla dikkat çekti. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye’deki katılımcıların dörtte üçü yapay zeka çağına hazır olduğunu belirtiyor. Türk katılımcılar, teknolojinin dünyayı daha iyi bir yer yapacağına ve yapay zekanın toplumsal fayda sağlayacağına küresel ortalamanın üzerinde bir güven duyuyor. Küresel çapta ise katılımcıların %57’si teknolojinin etkilerini anlamak için bir “duraklatma” ihtiyacına vurgu yapıyor.