9.0 Puan
Artılar
- Yenilenmiş grafikler
- Modern dövüş
- Yeni içerikler
- Şahane sinematikler
- İyi optimizasyon
Eksiler
- Düşük zorluk
- Mantık hataları
Sonuç
Assassin's Creed: Black Flag Resynced, Edward Kenway'in macerası için tam da beklenen yeniden yapım. Eğer bir oyun remake olacaksa işte böyle olmalı.
Edward Kenway ve Jackdaw’ın sadık mürettebatı, orijinal sürümünden tam on üç yıl sonra, deneyimi neredeyse her yönüyle iyileştirmeyi hedefleyen son derece iddialı bir yeniden yapım ile geri dönüyor. Assassin’s Creed serisinin denizlere açılan en sevilen yüzü, modern teknolojinin sunduğu nimetlerle baştan aşağı yenilenerek oyuncuların karşısına çıkıyor.
Assassin’s Creed: Black Flag Resynced, tıpkı 2013 yılında piyasaya sürülen orijinal oyunun yaptığı gibi, Ubisoft’un serisi için devasa bir dönüm noktasına işaret ediyor. Orijinal yapım, serinin çapraz nesil (cross-gen) olarak piyasaya sürülen ilk bölümüydü ve hem teknik hem de yapısal anlamda büyük yenilikler getirmişti. Bugün ise karşımızda, tamamen bu markanın sahip olduğu olağanüstü popülerlikten ve oyuncuların derin nostalji duygusundan güç alan, yeni bir yeniden yapımlar (remake) serisinin ilk halkası duruyor.
Fransız oyun devinin, yeniden yapım stratejisine serinin ilk oyunuyla kronolojik bir sırayı takip ederek başlamak yerine doğrudan Edward Kenway’in korsanlık macerasıyla başlamak istemesi aslında pek de şaşırtıcı değil. İşlediği temalar, benzersiz Karayip atmosferi ve artık oyun dünyasında ikonikleşmiş karakterleri sayesinde bu bölüm, Assassin’s Creed formülünü özellikle Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, daha önce seriye aşina olmayan çok geniş ve yeni bir kitleye ulaştırma konusunda inanılmaz bir başarı göstermişti. Bu inceleme metninde, Ubisoft’un bu modern vizyonunun detaylarına, oyunun artıları ve eksilerine derinlemesine bir bakış atacağız.
Hikaye ve Anlatım: Aynı Temel, Yepyeni Bir Sunum
Yıl 1712. Ana karakterimiz Edward Kenway, hem kendisi hem de sevgili eşi Caroline için onurlu ve saygın bir hayat arzuluyor. Ancak bu amacına nasıl ulaşacağı konusunda, bir korsan gemisinde denizlere açılmaktan başka hiçbir somut fikri yok. Başlangıçta planı çok basittir: Denizlerde bir yıl, en fazla iki yıl kalacak ve cebini doldurup dönecektir. Fakat aradan üç koca yıl geçmesine rağmen Edward hala denizlerdedir. Kendisini, garip ve gizemli, geri çekilebilir bir bıçağa sahip acımasız bir savaşçının ortaya çıkmasıyla kaderi belirlenen öfkeli bir savaşın tam ortasında bulur.
Assassin’s Creed: Black Flag Resynced’in hikayesi tam olarak bu noktada başlıyor. Oyunun temel hikaye örgüsü, orijinal yapımdan hiçbir şekilde farklılık göstermiyor. Ancak anlatımı çok daha ilginç, sürükleyici ve dramatik hale getirmek için tasarlanmış bazı önemli yenilikler de barındırıyor. Bu yeniliklerin başında, tamamen yeniden tasarlanan ara sahneler geliyor. Yeniden yapım, ekranda en üst düzeyde bir görsel kalite sunmak için Ubisoft’un sahip olduğu en son teknolojileri sonuna kadar kullanıyor. Karakterlerin mimikleri, duygu aktarımları ve sahnelerin yönetmenliği adeta baştan yaratılmış.
Yine de her şey kusursuz değil. Eğer on üç yıl önceki orijinal Assassin’s Creed: Black Flag incelemelerini hatırlıyorsanız, oyunun senaryosunda Edward’ın Suikastçı yeteneklerine nasıl bu kadar “doğuştan” sahip olduğuna dair bazı mantık hataları ve saflıklar olduğunu bilirsiniz. Ne yazık ki bu yeniden yapımda da bu sorunlar çözülmemiş. Bu durum gerçekten büyük bir talihsizlik; çünkü hikayeye eklenecek küçük bir diyalog veya ufak bir detay, anlatıya en başından itibaren çok daha büyük bir tutarlılık ve kesinlik kazandırmaya yetebilirdi. Geliştirici ekip bu fırsatı maalesef kaçırmış.
Günümüz Bölümlerine Veda ve “Kırılmalar”
Orijinal oyunda pek çok oyuncunun temposunu düşürdüğünü düşündüğü “günümüz” (Animus dışı) bölümleri bu yeniden yapımda tamamen ortadan kaldırılmış. Ancak Animus meselesi Resynced’de bütünüyle yok sayılmamış. Geliştiriciler, oyunun devasa haritasına dört farklı “kırılma” (fracture) noktası yerleştirmişler.
Bu kırılmalar, oyuncuyu sanal “Ya şöyle olsaydı?” (What if?) senaryolarına götürüyor. Basit çevresel bulmacalar ve çeşitli dövüş sekansları aracılığıyla, hikayedeki bazı karakterler geçmişte farklı seçimler yapsaydı olayların nasıl gelişeceğini görüyoruz. Ancak burada çok büyük bir hayal kırıklığı var: Bu alternatif senaryolar için özel olarak hazırlanmış hiçbir ara sahne bulunmuyor. Böylesine derinlik potansiyeli olan bir konseptin sinematik bir sunumdan mahrum bırakılması oyunun en büyük eksilerinden biri.
Yeni İçerikler ve Oyun Sonu (Endgame)
Resynced, sadece görsel bir cila olmanın çok ötesine geçerek yepyeni içerikler de sunuyor:
- Yeni Görevler ve Adalar: Haritaya daha önce hiç görmediğimiz yeni adalar ve buralarda geçen yepyeni görevler eklenmiş.
- Üç Yeni Subay: İlgili görev serilerini tamamlayarak mürettebatınıza katabileceğiniz üç yeni subay bulunuyor. Bu subaylar, gemimiz Jackdaw’a ekstra yetenekler ve pasif bonuslar kazandırıyor.
- Devasa Oyun Sonu Safhası: En dikkat çekici yenilik ise sadece bu yeniden yapım için özel olarak hazırlanmış, sekiz uzun görevden oluşan “endgame” (oyun sonu) aşaması. Bu aşama, ana senaryonun özellikle dramatik bir anında kendini gösteren yepyeni bir ana kötü karakteri merkezine alıyor ve oyunculara ana hikaye bittikten sonra bile saatlerce sürecek kaliteli bir içerik vadediyor.
Seslendirme tarafına baktığımızda, 2013 yılındaki orijinal performansların korunduğunu görüyoruz. Yeniden gözden geçirilen hikaye, orijinal hikayenin birçok erdemini alıyor ve onlara daha iyi bir paketleme sunuyor. Yeni diyaloglar eklenmiş olsa da orijinal ses kayıtlarına dokunulmamış. İtalyanca dublaj kadrosuna değinmek gerekirse (ki orijinal metin bunu özellikle vurguluyor), Karasakal rolünde muhteşem Francesco Pannofino’yu ve Alessandro Capra ile Matteo Brusamonti gibi isimlerin gerçekten ikna edici performanslarını yeniden duymak harika bir his.
Oynanış: Tamamen Yeniden Senkronize Edilmiş Bir Savaş Sistemi
Orijinal Black Flag’in zorluk dengesi konusunda devasa bir sorunu olduğu tartışılmaz bir gerçekti. Orijinal oyunda, tek bir damla bile ter dökmeden, sadece bir tuşa basarak düzinelerce düşmanı kolayca ortadan kaldırabiliyorduk. Resynced, savaş sistemini tamamen kökünden değiştirerek bu durumu devrim niteliğinde bir yenilikle ele alıyor.
Oyun, dövüş mekaniklerinin temelini Assassin’s Creed Shadows’ta kullanılan sistemden alıyor ve kontrolleri tamamen değiştiriyor. Artık saldırı ve savuşturma (parry) işlemleri için kontrolcünün omuz tuşlarına (dorsaller) odaklanılmış durumda. Savuşturma sisteminde zamanlama çok önemli; kusursuz bir savuşturma (perfect parry) yaptığınızda, bu size düşmanı anında ortadan kaldırma (instant kill) fırsatı sunuyor. Diğer yüzey tuşları ise zıplama, kaçınma (dodge), çömelme ve Gizli Bıçak (Hidden Blade) ile suikast yapma işlevlerine atanmış.
Gizli Bıçak’ın Yeni Rolü ve Zorluk Seviyesi Tavsiyesi
Gizli Bıçak konusunda radikal bir karar alınmış. Artık bu ikonik silahı normal bir kılıç gibi açık çatışmalarda doğrudan çekip kullanamıyorsunuz. Gizli Bıçak yalnızca gizlilik anlarında ve suikastlarda kullanılabiliyor. Açık dövüşlerdeki saldırı fonksiyonları tamamen kılıçlara ve tabancalara bırakılmış. Bu seçim kesinlikle savaş mekaniklerini zayıflatmıyor, aksine onlara bir ağırlık kazandırıyor.
Ancak bir uyarıda bulunmak gerekiyor: Varsayılan zorluk seviyesinde oyun hala çok, çok kolay hissettiriyor. Madem oyun size bu imkanı sunuyor, savaşların zorluk derecesini kesinlikle “Zor” (Hard) olarak ayarlamanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.
Zor seviyede oynadığınızda oyunun çehresi tamamen değişiyor:
- Alınan hasarlar gerçekten ölümcül hale geliyor.
- Edward’ın sağlığını artırmak için gereken malzemeleri bulmak artık çok daha fazla zaman ve çaba gerektiriyor; hiçbir şey eskisi gibi anında elde edilemiyor.
- Zorlu düellolarda Game Over ekranıyla sık sık karşılaşıyorsunuz.
- Etrafınız sarıldığında hayatta kalmak için envanterinizdeki her bir kaynağı akıllıca kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Veya işler çok sarpa sardığında, klasik bir Assassin’s Creed taktiği olan sis bombasını atıp hızla olay yerinden kaçmak hayati önem taşıyor.
Gizlilik ve Yeni Araçlar
Oyunun seçenekler menüsü, gizlilik aşamalarının ve deniz savaşlarının zorluğunu ayrı ayrı değiştirmenize de olanak tanıyor. Ancak bize göre gizlilik için varsayılan (default) değerler en “doğru” olanı. Neden mi? Çünkü bir yerleşkede gizlice dolaşırken düşman yapay zekasının (AI) tüm sınırları, yanlarında dursak bile bizi duymamaları veya bazen görmemeleri, aslında bu tür bir gizlilik deneyiminin normal bir parçasıdır. Eğer yapay zeka fazla acımasız olsaydı, oyun eğlenceli bir korsan macerasından çıkıp sinir bozucu, sürekli deneme-yanılma (trial & error) gerektiren bir işkenceye dönüşebilirdi.
Üstelik Edward’ın gizlice saldırırken kullanabileceği yepyeni ve heyecan verici fırsatları değerlendirmemek büyük bir kayıp olurdu. Oyuna yeni eklenen araçlar şunlar:
- Kanca (Grappling Hook): Bu yeni alet sayesinde Edward, yüksek bir noktadan düşmanlarını haince asabilir veya bir çatının üzerinde duran düşmanları aşağı çekerek sessizce indirebilir.
- Spartalı Tekmesi (Spartan Kick): Assassin’s Creed Odyssey’de Leonidas edasıyla düşmanları boşluğa fırlatmak için defalarca kullandığımız ve çok eğlendiğimiz o meşhur tekme, Resynced’e de eklenmiş. Uçurum kenarındaki düşmanları denizin derinliklerine göndermek size büyük bir tatmin duygusu yaşatacak.
Kısacası, Ubisoft Singapore ve onlara destek veren diğer ekipler tarafından kurulan bu yeni oynanış yapısı son derece sağlam ve çeşitli. Keşif, gizlilik ve dövüşün bu yeni karışımı gerçekten harika çalışıyor. Oyuncuyu hiçbir bekleme süresi olmadan ziyaret edebileceği ve keşfedebileceği, bir ilgi noktasından diğerine geçerken onlarca saat boyunca içine çeken açık dünya yapısını çok etkili bir şekilde destekliyor. Ayrıca, orijinal oyundaki en sıkıcı aktivitelerin başında gelen “gizlice takip etme” (tailing) görevlerinin oyundan çıkarılması veya hafifletilmesi de oynanış akışına inanılmaz bir ivme kazandırmış.
Denizcilik ve Jackdaw: Dalgaların Hakimi
Assassin’s Creed: Black Flag Resynced’in keşif aşamasının temelini, hiç şüphesiz ki açık denizde gezinmek ve devasa deniz savaşları oluşturuyor. Geliştirici ekip, oyunun arayüzlerini modernize etmek ve bazı ekstra ikincil saldırı seçenekleri eklemek konusunda çok başarılı bir optimizasyon çalışması yapmış.
Ancak Jackdaw’ın genel işleyişi, (yeni ikincil saldırılar haricinde) orijinal oyuna kıyasla temelde aynı kalmış. Diğer gemilerle yapılan çatışmaları düzenleyen dinamikler de tanıdık hissettiriyor ve geminizi yeterince güçlendirmediyseniz, düşmanlar hala hiç de hafife alınmayacak, ciddi bir meydan okuma sunuyor.
Deniz savaşlarındaki en büyük ve ağırlığını hissettiren değişiklik ise yepyeni görsel efektler. Top ateşine artık inanılmaz derecede yoğun ve hacimli (volumetric) bir duman eşlik ediyor. Bu durum görsel olarak şahane dursa da, yakın mesafeden düşmanın görünürlüğünü ciddi şekilde azaltıyor. Özellikle çok zorlu ve kalabalık savaşların en hararetli anlarında, bu yoğun duman yüzünden hedefinizi tamamen ıskalamanıza yol açabiliyor. Gerçekçiliği artıran bu detay, deniz savaşlarına yeni bir taktiksel katman eklemiş. Elbette iş düşman gemisine borda etmeye (gemiye çıkmaya) geldiğinde, yeni savaş sistemi hemen devreye giriyor ve işte o an aksiyondaki kalite farkı tüm çıplaklığıyla kendini gösteriyor.
Yeni Nesil Grafikler: Karayipler Hiç Bu Kadar Gerçekçi Olmamıştı
Assassin’s Creed: Black Flag Resynced, AnvilNext grafik motorunun en son sürümü kullanılarak en baştan çizilmiş. Bu durum, 2013 yılındaki orijinal oyunla karşılaştırıldığında bir dizi çok temel ve çarpıcı fark ortaya çıkarmış.
En belirgin yenilikler, daha önce de bahsettiğimiz gibi ara sahnelerde (cutscenes) görülüyor. Anlatıyı daha ilginç kılmak ve doğru ritmi yakalamak adına tamamen yeniden inşa edilen bu sahneler, saniyede 30 kare (fps) hızıyla kilitlenmiş olsa da muazzam bir kalite sunuyor. Karakter modellemeleri, yüz ifadelerindeki detaylar ve arka plan manzaraları, günümüzün en iyi AAA prodüksiyonlarıyla yarışacak düzeyde. Ki bizce bu oyun yeniden yapımdan ziyade tam bir AAA yeni bir oyun.
Normal oyun içi aksiyon sırasında ise teknik iyileştirmeler ara sahnelerdeki kadar “gösterişli” olmasa da son derece belirgin. Tüm karakter ve çevre modelleri çok daha zengin geometrilere sahip. Dokular (texture) tamamen yenilenmiş ve mevcut animasyonlara yenileri eklenmiş. Özellikle sersemlemiş düşmanlara uygulayabileceğiniz, son derece vahşi ve kanlı yeni bitirici (finisher) animasyonlar, yeni savaş sisteminin şiddetini ekrana çok iyi yansıtıyor.
Edward Kenway’in macerasının en büyük gurur kaynağı olan deniz, dalga fiziğine ve atmosferik hava olaylarına gösterilen çok daha büyük bir özenle baştan aşağı yeniden yapılmış. Fırtınalar, dev dalgalar ve yağmur efektleri nefes kesici. Ubisoft serisinin her zaman başrol oyuncularından biri olan çevre tasarımları da bu yeniden yapımdan nasibini almış. Çeşitli nesnelerin çok daha gerçekçi bir şekilde işlenmesi için mikropoligonların (micropolygons) kullanılması ve ışın izleme (ray tracing) teknolojisiyle güçlendirilmiş yepyeni bir aydınlatma ve yansıma sistemi, Karayipler’i adeta canlı bir tabloya dönüştürüyor.
Performans ve Optimizasyon
Teknik tarafa baktığımızda, özellikle güçlü bilgisayarlarda (PC), sağlam bir kare hızından ödün vermeden Resynced’in muazzam grafiklerinden en iyi şekilde yararlanmayı sağlayan teknolojiler görüyoruz. Burada en büyük övgüyü, NVIDIA’nın DLSS gibi görüntü oluşturma çözümleri hak ediyor. Yaptığımız testlerde, bir NVIDIA RTX 3070 Ti ekran kartı ile “dengeli” (balanced) ön ayarı kullanarak, ışın izleme dahil olmak üzere tüm grafik ayarları en üstte (Maksimum) açıkken 4K çözünürlükte sabit 60 fps’de oyun oynamayı başaramasak da çözünürlüğü 1440p’ye düşürdüğünüzde 60 fps almamız daha kolay oldu.
Konsol cephesinde ise, PS5 ve Xbox Series X üzerinde grafik modlarının sunumunda belirtildiği gibi, Black Flag Resynced oyunculara saniyede 30, 40 ve 60 kare olmak üzere üç farklı seçenek sunuyor. Ancak belirtmek gerekir ki, sadece ilk iki mod (30 ve 40 fps) genişletilmiş bir ışın izleme teknolojisi (küresel aydınlatma ve yansımalar dahil) içeriyor. Oyunun 2160p’ye yükseltilmeden (upscaling) önce kullandığı gerçek/doğal çözünürlüğün ne olduğu ise şu an için tam olarak bilinmiyor.
Ses Tasarımı, Müzikler ve Son Karar
İncelemenin başlarında da bahsettiğimiz gibi, oyunun seslendirmesi (özellikle metinde övülen İtalyanca dublaj versiyonu) neredeyse tamamen 2013 yılındaki kayıtların aynısı, ancak aradan geçen zamana rağmen hala işini mükemmel bir şekilde yapıyor. Ne yazık ki ses tarafında bazı pürüzler de yok değil. Karakterlerin dudak hareketleriyle seslerin uyuşmaması (senkronizasyon problemleri) oldukça sık yaşanıyor. Ayrıca bazı ikincil diyalogların aniden İngilizce olarak oynatılması gibi küçük yerelleştirme hataları mevcut. Ancak bu ufak tefek teknik pürüzlerin çıkış sonrası gelecek bir güncellemeyle hızlıca çözüleceğine inanıyoruz.
Oyunun ikonik müzikleri hakkında ise söylenecek fazla söz yok. Müzikler, on üç yıl önce olduğu gibi hala mükemmel. Denizde tayfanızın söylediği denizci şarkıları (sea shanties) ve destansı savaş müzikleri, yeniden yaşamanın büyük bir zevk olduğu bu hikayenin çeşitli aşamalarına çok dikkatli ve özenli bir şekilde eşlik etmeye devam ediyor.
Sonuç olarak Assassin’s Creed: Black Flag Resynced, sadece basit bir grafik güncellemesi değil; savaş mekaniklerini modernize eden, gereksiz yüklerinden kurtulan ve görselliğiyle göz kamaştıran olağanüstü bir yeniden yapım. Edward Kenway’in efsanesi, on üç yıl sonra yepyeni bir nesli Karayipler’in tehlikeli ve büyüleyici sularına çekmek için hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde geri dönüyor. İster serinin eski bir hayranı olun, ister bu devasa korsan macerasına ilk kez atılacak bir acemi; Jackdaw’ın dümenine geçmek için bundan daha iyi bir zaman olamaz.
Assassin’s Creed: Black Flag Resynced Fiyat
- Epic Games Store: Standart sürüm 2.199,00 TL, Deluxe sürüm 2.549,00 TL.
- Xbox / PlayStation Store: Standart sürüm 2.579,00 TL, Deluxe sürüm 2.999,00 TL.
- Steam: Standart sürüm $47.99, Deluxe sürüm $55.99
Assassin’s Creed Black Flag Resynced Sistem Gereksinimleri
| Donanım / Özellik | Minimum Sistem Gereksinimleri | Önerilen Sistem Gereksinimleri |
|---|---|---|
| İşletim Sistemi | Windows 10 (Sadece 64-bit), Windows 11 (64-bit işlemci ve işletim sistemi gerektirir) |
Windows 10 (Sadece 64-bit), Windows 11 (64-bit işlemci ve işletim sistemi gerektirir) |
| İşlemci (CPU) | Intel Core i7-8700K 3.7 GHz AMD Ryzen 5 3600 3.6 GHz |
Intel Core i5-10600K 4.1 GHz AMD Ryzen 5 3600 3.6 GHz |
| Bellek (RAM) | 16 GB RAM | 16 GB RAM |
| Ekran Kartı (GPU) | NVIDIA GeForce GTX 1660 (6GB) AMD Radeon RX5500XT (8GB) Intel ARC A580 (8GB) |
NVIDIA GeForce RTX 3060 (12GB) AMD Radeon RX6600XT (8GB) Intel ARC B580 (12GB) |
| DirectX | Sürüm 12 | Sürüm 12 |
| Depolama | 65 GB kullanılabilir alan | 65 GB kullanılabilir alan |
| İlave Notlar | Oyun bir SSD’ye kurulmalıdır (The game must be installed on a SSD). | Oyun bir SSD’ye kurulmalıdır (The game must be installed on a SSD). |
